Sandıklı’da Ramazan Geleneği ve Ramazan Sohbetleri -4-

ALİ ÖZESKİ aozeski@gmail.com ozeski.blogspot.com
Bu haber 2019-05-11 12:05:21 eklenmiş ve 202 kez görüntülenmiştir.

Ramazan öncesi imsakiye dağıtılması adettir. İşletmeler bazı kurumlar imsaki dağıttırırlar bizim mekâna da imsakiye dağıtan kişi geldi. Hüseyin Hüsrevoğlu sordu 

-Ne kadar 

-Hüseyin abi ne, ne kadar yani dedi.

-Oruç kaç gün

İmsakiye dağıtan kağıd’a bakarak. 

-Bilmeyon bi bakembi Abi 29 gün yazıyo

-Ya bizim oğlan sen bize 30 günlük yazanı versen

İmsakiyeyi dağıtan ilkin baktı, baktı 

-Olumu abi be, Valla ben yazmadım ki.

------------------

Rahmetli Rahmetullah amca; Ramazan yaklaştımı yanındakilere sorardı. 

Saybi bu Ramazan da kaç tane pazartesi var. 

Sorduğu kişi 5 tane Pazartesi var, Rahmetullah amca dedi 

-Eh işte beş gün oruç var derdi. (Pazartesiler çok yoğun iş olduğundan böyle denirdi.)

Arife pazartesiye denk gelirse dükkânın ortası tamir için gelen ayakkabılarla dolardı. Ayakkabının eşini bul bulabilirsen gayim. 2016 Ramazan Bayramı Arifesi de pazartesiye denk geldi.

-------------------

Bu muhabbet yapılırken Rahmetli Berber Mehmet AYSOY (Rahmetli urlu berber) dedemin berberi idi. Dedem beni de ona traşa götürürdü. Mekânı cennet olsun Ramazan da Pazartesilerin berberler için hep ayakta geçeceğinden zor olduğunu söylerdi. Hele uzun yaz aylarında…. 

------------------

Bir gün rahmetli Süleyman SALLI Terzi Hacı’ya (Mehmet Hüsrevoğlu) gelir 

-Hacı bana beş düğmeli yelek dikiver, der. Terzi Hacı 

-Beş düğmeli der. Süleyman Sallı 

-Hı diye cevaplar. Terzi Hacı beş düğmenin gerekçesini sorunca 

-Hacı ben teravih kılırkan her kıldığım dört rekâttan sonra bir düğmesini açarım. Beş düğme açılınca teravih bitmiş demektir. Ben öyle hesaplama yapıyorum. Arkadaş öyle yanılmıyorum. Der. 

-------------

Son teravih kılınınca cemaatten bazıları ‘yılına gününe sağlıcakla demesi hiç hoş olmuyor. Çünkü seneden seneye hatırlamak anlamına geldiğinden hiç haz almıyorum bu sözden.

----------------

2017 Ramazanın da yetkililer cami görevlilerini nerede ise zorladılar iki rakatta bir selam verilmesine her yörenin kendine has bir geleneği vardır. Bu yöreler dört rekâtta bir selam vererek teravih kılırlar. Müftü olarak gelen yetkililer nedense kılanlara bişileri zorlamanın hevesindeler. Sonra tarevih tadili erkanı bozmadan okunuşlarda hataya meydan vermeden biraz seri kılınmalı.

RAMAZAN DAVULCULARI ve MANİLERİ

Eskiden (yani 48-55’li yıllarda daha sonra 75 li yıllara kadar) Ramazan davulculuğunu Davulcu Yusuf yani Kenan’ın Yusuf ile Börek Yusuf, birde Kokkok Yusuf bu üç Yusuf birlikte beraber yaparlardı. Kenanın Yusuf Sandıklı’lıdır. Daha sonra Dinar’da ikamet etmiş vefatında oraya defn olmuştur. Ramazan da mutlaka Sandıklı’ya gelirdi/getirilirdi. Börek Yusuf ile beraber mahallesine, sokağına göre, hatta her evin sakininin tabiatına, mesleğine, ekonomik durumuna arzusuna göre her kapıda/pencerenin altında ayrı ayrı mani söylerlerdi.  Sesi de güzeldi. Börek Yusuf da Kenan’ın Yusufta ev sahiplerini tanırdı. Kokkok Yusuf da fennusu taşırdı. Börek Yusuf verilen hediyeyi heybeye doldururdu. Kapı açılır ev sahibi elinde bişilerinen bakınır bu durumu gören Kenan’ın Yusuf yanıdakine (Börek Yusuf’a) 

-‘’De len nebennene bakıp durma al şunu bak kapıda adamhanım yenge’’ der di. 

Börek Yusuf veya o sene yanındaki kim ise hediyeleri heybeye ya da sepete doldururdu. Neler verilmezdi ki. Bi pişirimlik kuru bakliyat (nohut, fasulye, bulgur, pirinç, tarhana, hatta erik kurusu, mevsimine göre patlıcan, biber, kabak, evde yemek için hazırlanan katmerden bi parça börek, köfte gibi tabii zaman zaman da örme yün çorap, yağlık, gömlek, iç çamaşır, bazen de para verilebilirdi. 

Müradin Camisinin karşısında Ayşe yenge vardı eşi devlet demiryollarında çalışırdı. Kenanın Yusuf ve avenesi onun evinin önünde davulu bir başka çalardı. Çünkü o her zamana çayı, içeceği, hazır eder. Davulçu geldimi ikram ederdi. Davulçu da mutlaka orada çay molasını verirdi. Anlatan: Mehmet Yakabağı

Sokaklar Kokkok Yusuf’un taşıdığı fennusla aydınlanırdı. Geçeler karanlıktı elektrik yoktu. En güzeli de şayet geceyi aydede aydınlatırsa çok romantik bir ortam olurdu. Aman Yarabbim.  Davulcu Yusuf her evin önünde doğaçlama olarak o an aklına geleni söylerlerdi. Manisi boldu. Onların arkasında gezen çocuklarda hoşuna giden manileri alkışlardı/alkışlardık. Hatta büyüklerden de onun manisini dinlemek için arkasına düşen, onunla gezen orta yaşlılarda olurdu. Eve varınca annemize, babamıza ‘’davulcular şurada şunu söyledi, burada bunu söyledi’’ diye anlatırdık. Onların manisi sofra da mevzu/konu olur konuşulurdu.

Kenanın Yusuf kelam ustası idi. Ekmeksiz evden katmer çıkarırdı. Düştümü bir avuç topragınan kalkardı. Kimsedende zoraki bir şey istemezlerdi.

* Kaynak: Kavaf Hacı Yusuf Arıkuşu(1933)- Yakabağı Hacı Mehmet Yakabağı(1941) çay mh mukim-Mustafa Başer(1927) Emekli Çay Mah- Nufüscü Ali Özkeskin,(1917)- Fatma Çepni(1940)- Orhan Özcan (1936)Halkbantan Emekli- Dalyanların Ayan Mustafa Karabulut(1340=1924)-Nevire Aysoy(1924)  

Devam edecek…

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer ALİ ÖZESKİ (ARAŞTIRMA) haberleri
Arşiv Arama
- -
Anket
İlçemize Yapılan Yatırımlar ve hizmetlerden Memnun musunuz?
Evet
Hayır
Kararsızım
Son yılların en iyi yatırımları
Sandıklı Postası Haber Merkezi
© Copyright 2013 Sandıklı Postası. Tüm hakları saklıdır. Sandıklı Postası " Sandıklı Haberleri
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
futbol canli izle
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi