Sandıklı’da Ramazan Geleneği ve Ramazan Sohbetleri -13-


Bu haber 2019-05-21 08:56:40 eklenmiş ve 198 kez görüntülenmiştir.

İFTAR YEMEKLERİ

Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. Bakara:184

İftar yemekleri eskiden evlerimizde verilirdi. Fakat günümüzde evlerin bu konuda yetersiz kalışı(evlerimizde odalarımızı çekyat, koltuk, vitrin, dolap vs ile doldurduk oturup yemek yemek için sofra kurmak için yer kalmadı)şahısları, kuruluşları lokantalarda, otellerde iftar yemeği vermeye sevk etti. Son zamanlarda da bu durum yaygınlaştı. Yine de böyle iftarlar eş, dost, hısım akraba, çalıştığımız yerdeki eski yeni mesai arkadaşları ile bir araya gelebilme açısından önemlidir. İftar yemeğinin daha geniş tutarsak düğün, mevlit, hacı pilavı, yemeklerinin menşeinde fakir fukaranın gözetilmesi olayı vardır. Yemeklerimize dışarıdan okumaya gelen öğrencilerin ve yoldan geçen yolcuların iftar vaktinde davet edilmeleri gerekir. Böyle dini ve özel günlerinde anlamı yakınlığı, kaynaşmayı, dostluğu oluşturmak/artırmaktır. Eskiden beri iftar geleneği ve özel günlerde düğün yemeği( velime yemeği=Düğünler neşe ve saadet günleri olduğu için, hem sevincin ortaya konması, hem de dost ve fakirlerin doyurulmasına vesile olması yüzünden davetlilere düğün yemeği vermek güzel bir davranıştır.) hacı pilavı(hacca gidecek olan vatandaşlarımız imkânları ölçüsünde yemek verirlerdi. Eskiden hacdan önce olurdu şimdilerde Hacdan dönüşte verilmeye başlandı. Bunun sebebi ise yemeğe gelen dostlarımıza hem Hac vazifesini yerine getireceğimizi duyurmuş oluyoruz. Gidip de dönmemek var. Bilerek bilmeyerek kalbini kırdığımız  insanlar olabilir. Bu sayede  dostlarımız ve hısım, akrabalarımızla helalleşilirdi. Hacı pilavı etkinliğinde Kur'an-ı Kerim ve mevlit ve ilahiler okunurdu. 

İftar’a, düğün yemeğine (velime) veya hacı pilavına davet edenin zarafeti, nazaketi, hoşgörü ve alçak gönüllülüğü her an hissedilir. Davetliler ikrama kusur aramamalı, dedikoduya fırsat verecek söz ve davranışlardan kaçınılmalıdır. 

1970 li yılların sonunda MTTB daha sonra 1980’ li yıllarda MGV yani Milli Gençlik Vakfı toplu iftar yemekleri tertip etmeye başladı. Zamanın meşhur hatiplerini ilçemize getirterek bazen dini, bazen siyasi konferanslar öncesinde iftar yemekleri eski düğün salonunda verilirdi. Okul öğrencileri, garip guraba, zengin fakir aynı sofrada yemek yer. Aynı konuşmayı dinler. Beraberce aynı camide namaz kılmaya gidilirdi. Birlik beraberlik duyguları patlama yapardı. Sevgi saygı sel olurdu. Artık hiçbir şey eskisi gibi değil.

*********************

Geçenlerde İbrahim abi ile karşışlaştık. Arkadaş geçmişte olan bir durumu anlattı. Olay şu; Vatandaşımız evine birkaç tavuk, kanat, but, incik, kelebek vs. almış. 

İbrahim abi vatandaşın elindeki paket tavuk ları görünce

-Ne len bunlar. Ramazan da kanatlımı yenir. At bunları ha kahbe herif haaa. Der.

Vatandaşımız; iyide İbrahim abi ne yiyeceğiz.

-Bak Ramazanda  Kırmızı et yersin, biber dolması, yaprak sarma, lahana, haa kapama, hele evde saçta et kavurma, Aman Yarabbim hiç kanatlı olurmu  aslanım.  

–İyi de İbrahim abi.

-İyisi miyisi yok sen sor ben sana Ramazan yiyeceklerini anlatayım. Daha sayan mı?

-İbrahim abi sen hep etli yemekleri sayıyon.

-Bak Ramazan da mideyi tıka basa değil bi parça bonfile yanında yeşillik soğan sarımsak pırasa değil. Marul, nane, roka, tere Ramazan pidesinden de hemen bi parça tamam. Vay aslanım vay....

Sonra iki bardak çay… daha ne istersin çok şey mi? Dedik. 

********************

İFTAR ÇADIRI: 

Konu komşu akrabalar eş dost iftarı son zamanlarda 1999 lu yıllarda Sandıklı Belediyesinin organizasyonu ve hamiyetli yardım sever Sandıklı halkının katkılarıyla Belediye meydanında iftar çadırı kurularak yaşatılmaya çalışıldı. Daha sonralları ise mahallelerde,  mahalle meydanında iftar organizasyonları ile devam etmektedir.

Hacı Hafız Mustafa BAŞPINAR hocamızla sohbetimizde anlattı. Bir gün iftar yemeğini yedik. Bir arkadaş sofra duası okumuştu. Arkadaş mukallitti/şakacı idi. Dua’da şöyle

Elhamdülillehiş şakirin

Karnı doymadı bu fakirin

Beş, on tabak daha getirin

Yemezse yüzüne tükürün.

Diye dua edince sofra da bulunan arkadaşları bi gülme tuttu. Ev sahibi ilave yemek getiren mi? Diye sordu. Dua eden arkadaş hayır dedi. 

Çok konuşanlar için söylenen Sandıklı’da deyimler de vardır.

‘’Ramazan pidesi gibi dili uzuyor.’’’  &

‘’Ramazan pidesi gibi dili çıkıyor.’’ Deriz ya… Olabilecek eksikliklerden dolayı tenkit kusur aranmamalı. Dilimize sahip çıkmalıyız. Bu konuda hoşgörülü davranılmalıdır. Bu etkinliklerin sosyal dayanışmayı sağlayan geleneklerimizden olduğu unutulmamalıdır.   

DEVAM EDECEK...

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer ALİ ÖZESKİ (ARAŞTIRMA) haberleri
Arşiv Arama
- -
Anket
İlçemize Yapılan Yatırımlar ve hizmetlerden Memnun musunuz?
Evet
Hayır
Kararsızım
Son yılların en iyi yatırımları
Sandıklı Postası Haber Merkezi
© Copyright 2013 Sandıklı Postası. Tüm hakları saklıdır. Sandıklı Postası " Sandıklı Haberleri
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
futbol canli izle
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi