Sandıklı’da Ramazan Geleneği ve Ramazan Sohbetleri -23-


Bu haber 2019-06-21 08:28:05 eklenmiş ve 882 kez görüntülenmiştir.

ÇANAK'IN MURAT

Ramazan da, Terzi Esnafı

Çanağın Terzi Murat

d.t./01.02.1926-21.09.1976/ö.t.

Tapudan emekli Hacı Mustafa Aysoy anlattı.

Babam beni okulun sömestri tatillerinde Çanağın Terzi Murat’a çıraklığa verirdi. Baya iki üç sene tatillerde terzi çıraklığına gittim. Benden sonrada çıraklar gelince benimle çıraklığa gelenler kıdemleşmiş oldular. Benimle üç kişi daha çıraklığa gelmişti. O zamanlar okul tatillerinde bütün çocuklar mutlaka bir mesleğe çıraklığa giderlerdi. Babam gönderdi beni, Terzi Murat’a çıraklığa gideceksin dedi. Yıl 1955/1958 ler de. Birde ustalar arkadaşlarının veya tanıdıklarının çocuklarını tatillerde çocuğu dükkâna gönder çıraklığa gelsin diye isterlerdi. Bazıları baba çocuğu gönderecek ama diyemezdi. Bunu hisseden ustalar veya arkadaşları devreye girer. Çocuğu çıraklığa isterlerdi.

Terzi çıraklığında iki senelik mi? Üç senelik mi? Ne olmuştuk. O zamanlar bütün büyükler Ramazan bayramında takım elbise diktirir. Ustalar kalfalarına çıraklarına veya babalar oğullarına da takım elbise diktirirdi. Ustam Çanağın Murat’ın kesim masasının üstünde kırkın üstünde dikilecek takım elbiselik kumaş birikmişti. Ustam kumaşların üzerine isimlerini yazıp kirişin yanına yaslayarak üst üste koymuştu. Tek pantolonlar hariç.

Bir gün Usta ben namaza gidiyorum dedi ve ikindi namazına gitti. Ardından kalfalarda gitti. Sonra ben ve benim devre çıraklar yeni gelen çırağa

--Len biz namaza gidiyoruz. Dükkânı iyi bekle. Gözünü dört aç lan.

Dedik ve Havai Camisine gittik.

Camiden çıkınca geldik dükkândayız. Ustam ve kalfalar çalışıyoruz. Bizlerde getir götür. Paça falan dikiyoruz. Yani işin kolay tarafından başladık bişiler yapmaya.

Çanağın Murat ustam kesim yapıyordu. Bir elbisenin kesimi bitti. Kalfaya verdi. Elini kirişin yanına uzattı ki kumaşlar yok. 5/8 kumaş var. Gayet sakin çocuklar buradaki kumaşları bi yeremi koydunuz. Kalfalar hayır usta hepsi orada. Dediler. Sonra kıdem sırası ile sordu hepimiz bir yere koymadık usta desekte. Bizde kumaşların eksik olduğunu gördük.

Ustam sordu Benden sonra burada kim kaldı. En son yeni çırak kaldı. Ona sordu. Oğlum kumaşları kurcalayan oldu mu? Biz yok iken dükkâna gelen giden oldu mu yavrum. Diye sordu.

Yeni çırak tir, tir titreyerek hayır usta. Dedi Sonra usta bilmediğim iki kişi geldi. Adam bana bişiler sordu. Karısı vardı şalvarlı birde kocaman bir çanta vardı dedi.

Adamla ben elbiselere baktık. Dikimi güzel falan diye konuştu. Kadın ne yaptı oğlum dedi. Kadına sırtım dönüktü usta deyince. Tanıyor musun oğlum? dedi ustam. Çırak

—Hayır, usta deyince Rahmetli ustam Nur içinde yatsın. Çömez çırağa bir şey demedi. Hatta bizlere de bir şey demedi. Niye dükkânı terk ettiniz gibi.

Çocuklar bu adam ile bayan bizi soymuş dedi. Dışarı çıktı etrafa baktı. Yapacak bir şey yok diyerek bir sandalyeye oturdu. Çaresiz kaldı.

Sonra ölçülerini yazdığı defterden takım elbiselik verenlere tek, tek mevzuyu anlattı. Arkadaş elbiseliği nereden aldın. Kusura bakma biz sahip çıkamadık. Bir sakametlik çıktı. Yenisini alacağız. Durum şu vaziyette diye anlattı. Kiminin dükkânına gitti. Kimini dükkânın önünden geçerkene çağırdı anlattı. Sana bu durumdan iki insanlık halini anlatacağım. İsimleri yazma. Zülfüyare dokunmasın. Tamam mı?

Elbiseliklerin çalındığını duyan birinci şahıs Dükkâna geldi

—Murat geçmiş olsun. Olur, böyle şeyler arkadaş. Kendini üzme. Diyerek moral verdi.

Ustam Rahmetli Murat’a

—Ağabey elbiseliği nereden aldınsa Allah Aşkına söyle tekrar alacağız yerine tamam mı? Deyince birinci şahıs lafı orada kesti.

—Murat bak ben buraya elbiseliğimi sormaya gelmedim. Olur, böyle şeyler Valla bir santim bile kumaş aldırmam. O bizden çıkmış ise hayır etmez. Bak ne güzel eziyet etmeden ayrıldı. Eğer nasip ise bir yerlerden çıkar gelir. Nasip ise gelir Hint’ten Yemenden Nasip değilse ne gelir elden. Bak valla üzüldüm. Böyle dediğine. Diyerek muhabbet uzadı. Hasılıvelkelam

Sonra İkinci şahıs geldi.

Ona, ustam Çanağın Murat durumu anlatmış.

İkinci şahıs Murat ben kumaşı İstanbul’dan Yahudi tüccardan almıştım. Benim kumaş laskotin İngiliz kumaşıdır. Tüccarda tam bir takımlık kumaş kalmıştı. Onu da bana verdi. Sen benim kumaşı nasıl bulacaksın. Nereden alacaksın.

Ben kumaşımın aynısını isterim Murat dedi.

Ustam Rahmetli Çanağın Murat

—Ağabey elde olmayan sebeplerden dolayı olay vaki oldu. Zaten ‘’Ustası namaza gitmiş çırak’’ arayan birileri yapmış bunu. Olacakmış oldu naçarız.

Senin elbiseliği de İstanbul’dan temin edeceğiz inşallah.

Eh işte ne edesen et. Ben kendi kumaşımı isterim Murat. Dedi gitti.

DEVAM EDECEK...

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer ALİ ÖZESKİ (ARAŞTIRMA) haberleri
Arşiv Arama
- -
Anket
İlçemize Yapılan Yatırımlar ve hizmetlerden Memnun musunuz?
Evet
Hayır
Kararsızım
Son yılların en iyi yatırımları
Sandıklı Postası Haber Merkezi
© Copyright 2013 Sandıklı Postası. Tüm hakları saklıdır. Sandıklı Postası " Sandıklı Haberleri
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
futbol canli izle
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi