Sandıklı’da Ramazan Geleneği ve Ramazan Sohbetleri -24-


Bu haber 2019-06-21 08:29:10 eklenmiş ve 887 kez görüntülenmiştir.

Kalfalar çıraklar biz hepten mahcup olduk. Valla Allah seni inandırsın ustamız kalfalara çıraklara ve o yeni çırağa bir tek laf etmedi. Bize de moral verdi. Ustam çok görgülü, titiz idi. İş olsun olmasın dükkân terk edilmez. Şimdi dükkân sahibi çıkıyor karşıda dükkânı bekliyor olmaz. Müşteri kepengin altındadır. Ali şu geldi geçti Çanağın Murat’ın yanına çıraklığa gelenler ne işe girmişlerse o işlerinde muvaffak olmuşlardır. Ustamızdan aldığımız disiplini hala muhafaza ederim. Memuriyet hayatımda da ustamdan gördüğüm iş disiplinine uyardım.

Derken Ali o hırsızlar o günlerde Sandıklı’da duman attırmışlar. Hatta Grandıras ta köyün biraz dışında ev tutmuşlar. Orayı ardiye olarak kullanmışlar. Bütün çalıntı malları orada toplamışlar. Malı çalınan esnaf bir yabancı gördü mü bu kim diye sorardı. Çok kişinin canı yanmıştı. Derken kısa zamanda bir kadın bir erkek gezen birinden şüphelenildi. Takip, takip Grandıras ta ikamet ettikleri tespit edildi. Tabiî ki bu durumda savcılarda, poliste jandarmada yardımcı oldular.

Şüphelenilen şahısların evine baskın düzenlendi. Savcının arama yetkisi ile polis ve jandarma köye gitmiş. Evi polis ve jandarmalar basmış. Fakat evde bir şey yok. Komiser veya subay odanın ortasında düşüne, düşüne dolaşırken Adam

—Komiser bey evimi aradınız. Beni de yok yere zan altında koydunuz artık evimi terk edin demiş.

Komiser evet demiş bu evde çalıntı mallar var ama biz bulamadık. Derken bastığı yer oynamış. Komiser hemen arkadaşlar şuranın habasını kaldırın. Bakın altında ne var.

Habayı kaldırırlar. Altındaki tahtalar seyyar imiş. Onları da kaldırmışlar. Evin ortasına bütün malları doldurmuşlar. O adam ve kadın kim idi ne oldu bilmiyorum ama bizim mallar olduğu gibi sırasıynan bulundu. Herkes kayıp malını aldı. Valla Ali Ustamızdan çok bizler sevindik.

Bi giriştik çalışmaya bayrama herkesin takım elbisesini hazır ettik. Ramazanda hem oruç tuttuk hem vardiyalı çalıştık. Dükkân hiç kapanmazdı. Geceleri çalışırken Yusuf (Yürü)amcayı (İsmail Esenkalın Babası) çağırır gelirdik. O öyle güzel hikâye bilir anlatır ki Yatsın teraviden sonra bulur getirir. Sahura kadar tatlı, tatlı anlatırdı. Kardeşim o kadar uzun masalı hikâyeyi nasıl aklında tutuyorsun. Nasıl nereden öğrendin. Bi güzel anlatırdı. Bizler dalar gider onun azgına baka kalırdık. Ustam çocuklar hem çalışın hem dinlen oğlum diye ikide bir ikaz eder dururdu.

Ramazanda leblebici esnafımız gündüz çalışmaz idi. Leblebi kokar millet oruç rahatsız olmasın / ayıp olmasın diye onlarda gece çalışırlardı. Bizlerde bi fırt gider sıcak, sıcak leblebi alır gelirdik. Şekerli leblebi varsa getirirdik. Bazı leblebiciler yarma leblebi yapıverirlerdi. O daha bi lezzetli olurdu. Zaman, zaman leblebi parasını zorla verirdik. Çok zaman çıraklarda onların işini, konu komşunun işini görürdük. Komşunun işini görürken gücürgenmezdik. Ustamız oğlum ustanın işini görün ha yavrum derdi. Onlarda bizden leblebi parası almaz hatta ‘’düven öküzünün ağzı bağlanmaz’’ sizinde hakkınız var derlerdi. Orta yere kor hep beraber yerdik. Yusuf Amca hem leblebi atıştırır hem anlatırdı.

Ulu caminin koca çeşmeden tevekkel suyunu toprak desti’ye sık, sık doldurur gelirdik.

Çayı kahveden içerdik. Çaylar tabaksız gelir. Çünkü yetişmezdi.

Garson boş toplar, çayları çıraklar alır gelirdi.

Çençen gevezelenilir, laf dinlerdik.

Sahura kadar dikiş dikerdik.

Ne güzel günlerdi o günler, bir tat bir ahenk vardı, amma para yoktu...

Hey gidi günler..

Elveda olsun be...

Takım elbise diktirenlerin bazıları bayram namazından sonra geldi. Bizlerde kalfa çırak Bayram Namazından sonra dükkâna geldik. Son takım elbiseleri de teslim ettik. Ustamızın elini öptük. Ustam elini cebine attı. Valla Ali bizlere verecek harçlık çıkmadı cebinden. Bizim terzi dükkânının üstünde şekerci Ali amca vardı. Oğlu helvacı Mehmet Seyman'gilin dükkân oraya gitti ödünç para aldı herhalde. Bizlere harçlık parayı ödünç aldı dağıttı. Ben zaten o gün meslekten soğudum. Zaten bir insanın bir şeyi öğrenmesi için evvela o şeyi sevmesi lazım. O gün sıtkım sıyrıldı meslekten. Diktiğimiz kırkın üstünde takım elbisenin hepsimi veresi olur be kardeşim..... Hiç sevmeyon bu veresi işini Gelen bayram. Hiç iyi âdetimiz değil şu veresiyecilik. Neyse diyelim.......

DEVAM EDECEK...

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer ALİ ÖZESKİ (ARAŞTIRMA) haberleri
Arşiv Arama
- -
Anket
İlçemize Yapılan Yatırımlar ve hizmetlerden Memnun musunuz?
Evet
Hayır
Kararsızım
Son yılların en iyi yatırımları
Sandıklı Postası Haber Merkezi
© Copyright 2013 Sandıklı Postası. Tüm hakları saklıdır. Sandıklı Postası " Sandıklı Haberleri
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
futbol canli izle
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi